BATMAN V SUPERMAN ADALETİN ŞAFAĞI


Adaletin Şafağı, DC Comics’in en popüler kahramanları Batman ve Superman’i tarihte ilk defa bir araya getiren film olmasından dolayı, tüm çizgi roman severleri heyecanlandırmıştı. Daha öncesinde çekilen Man of Steel’de Superman’in hikâyesini izlemiştik ve bu film, şimdiye kadar çekilmiş en kusursuz Superman filmi olarak göze çarpmıştı. Gerek sahne seçimleri, gerekse dramatik anlatımı ile fazlasıyla tatmin edici içeriğe sahip olan Man of Steel sonrası, heyecanla beklediğimiz devam filmi Adaletin Şafağı, 2016 ilkbaharında sinema perdesine yansıdı.

Öncelikle şunu söylemeliyim ki, hayatım boyunca hiçbir filmin sinemaya gelişini böylesine heyecanla beklemedim. Reklam filmleri öylesine ihtişamlıydı ki, çocukluğumun kahramanı Superman’ı, Karanlık şövalye Batman’e karşı izlemek için can atıyordum. Nihayet film gösterime girdiğinde, sinemada sahneyi en iyi gören koltuğu itina ile seçtikten sonra keyifle izlemeye başladım. Film gerçekten çok karanlık bir atmosferde geçiyor. Olaylar ilk film Man of Steel’de General Zod’un Metropolis kentini birbirine kattığı yerde başlıyor. Böylelikle o yıkım gerçekleşirken, normal hayattaki kimliği iş adamı Bruce Wayne olan Batman’in de orada olduğunu görüyoruz. Superman’in General Zod’a karşı verdiği mücadeleyi sokaktan izleyen Bruce, kavga kendisine ait iş merkezine sıçradığında ve bu iş merkezi içindeki çalışanlarla beraber olduğu gibi yıkıldığında, olanların tek sorumlusu olarak Superman’i görüyor. Bu başlangıcı takip eden iki yılda, içinde giderek büyüyen öfke ile nihayet gelişmiş teknoloji ürünü yeni Batman zırhını giyerek Superman’in karşısına çıkıyor. ‘Kripton gezegeninin oğlu, Gotham kentinin yarasasına karşı’ başlığı ile lanse edilen bu sahneler, sanırım çizgi roman ve bilim kurgu sinemasının en etkileyici ve beklenen sahneleri arasında yer alıyor olsa gerek.

Superman ve Batman'in sinema tarihinde ilk defa karşı karşıya geldiği sahne.

Film ile ilgili zaman içerisinde tuhaf bir şekilde olumsuz eleştirilerin de yapıldığına şahit olduk zira yönetmen Zack Snyder, genele hitap eden değil, özele hitap eden bir film çekmişti. Neredeyse seksen sene süren bekleyişten sonra elbette bu film Batman ve Superman hayranlarına özel olmalıydı. Kız arkadaşını yanına alıp eğlenmek için sinemaya giden sokaktaki adamın bu filmi anlamasını beklemediğimiz bir gerçek. Oysa filmi çeken Warner Bros, hayranların beklentisinden çok şüphesiz kazandığı para ile ilgileniyordu. En azından basından bize ulaşan haberler öyleydi. Hiç kimse kusura bakmasın. Sokaktaki adamın kız arkadaşı filmin ortasında sıkılacak diye bu ihtişamlı gösterinin genele hitap eden uyduruk bir yapım olmasına gönlümüz razı olmazdı. Öyle olsaydı, yayınlanışını takip eden ilk üç ay içerisinde ikisi sinemada olmak üzere tam on defa izlemezdim ben bu filmi. Altı yaşımdan beri Superman ile büyümüş olan bana, genele hitap eden bir senaryoyla gelmek, yapılacak en büyük hata olurdu. Warner Bros’un olası rahatsızlığına rağmen bu film hayranların beklediği şekilde karanlık, dramatik anlatımı en üst seviyede ve gereksiz esprilerden tamamen uzak bir anlayış ile çekildi. Sefamız olsun.

Superman senatoda.

Annemin bana pazardan aldığı Superman tişörtünü parçalanana kadar giymiş, siyah kapaklı ECE ajandalarına yüzlerce Superman figürü çizmiş bir çocuk olarak ve aradan geçen neredeyse otuz beş seneden sonra hala aynı heyecanı içerisinde taşıyan bir yetişkin olarak bu filme on üzerinden on puan yazdım. Puanlarımın en az ikisi, projeye olan duygusal bağımdandır ve bunu cesurca itiraf ederim ama şunu da eklemeliyim ki, film izledikçe şarap gibi tatlanıyor. Sinema perdesi böylesine karanlık bir Batman figürü görmediği gibi, böylesine insancıl bir Superman’de görmedi. Bu yazıyı yazdığım 2016 yılının Ağustos ayında, bir sonraki film Adalet Takımı henüz çekim halinde ve şimdiden kısa reklam filmleri ile hayranların rüyalarını süslemeye başladı. Bakalım bizi neler bekliyor. 



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

UNDERWORLD: BLOOD WARS

JUSTICE LEAGUE